Ankilozan spondilit tedavisi

AS tedavisi hasta ve ailesinin eğitimi ile başlar. Hastaya hastalık ve sonuçları konusunda bilgi verilmesi, hastalık nedeniyle yapılması ve yapılmaması gerekenlerin anlatılması tedavinin başarısını büyük oranda arttırmaktadır. Sigara kullanılıyorsa mutlaka bırakılmalıdır. Ankilozan spondilitte zaten göğüs kafesinin genişleme yeteneği kısıtlanabilir; sigaranın olumsuz etkileri de eklendiğinde ciddi solunum sorunları ortaya çıkabilir.

AS tedavisinin ana öğeleri ilaçlar ve egzersizdir. Gereken hastalarda bazı fizik tedavi yöntemlerinin uygulanması gündeme gelebilir. Omurgada veya eklemlerde ciddi ve kalıcı hareket kısıtlılıkları olan hastalarda ortopedik cerrrahi düşünülebilir.

Bu hastalıklarda tedavi planını yapan ve ilaç tedavisini düzenleyen hekim, sıklıkla bir romatoloji uzmanıdır. Ancak kronik romatizmal hastalıkların tedavisinin bir ekip işi olduğu her zaman hatırlanmalıdır. Bu ekipte hastanın uygun postürü ve egzersiz programını ayarlayan, gerektiğinde fizik tedavi yöntemleri uygulayan bir fizik tedavi hekimi, gerektiğinde cerrahi işlemlerle düzeltmeler yapan, protez uygulayan bir ortopedist, süreğen bir hastalıkla yaşama konusunda hastaya yardımcı olabilecek bir psikiyatrist veya psikolog yer alır.

İlaç tedavisi

Kortizon dışı anti-inflamatuvar ilaçlar

Kortizon dışı anti-inflamatuvar ilaçlar, ankilozan spondilitteki ilaç tedavisinin temelini oluşturur. Bu ilaçlar yalnız ağrıyı ve tutukluğu gidermekle kalmaz, aynı zamanda romatizmal inflamasyonu (iltihabı) da düzeltir.

Kortizon dışı anti-inflamatuvar ilaçlar, hastaların %60-70’inde etkili olur; ağrı ve tutukluğu kısa sürede ve büyük oranda giderir. Ancak bu etkilerinin ortaya çıkabilmesi için yüksek dozlarda kullanılmaları gerekir.

Bu tür ilaçlar birbirlerine benzemekle birlikte, ilaçlara verilen yanıtta kişisel farklılıklar gözlenebilir. Örneğin, bir hasta A ilacına iyi yanıt verirken bir başka hastada A ilacı etkili olmaz, B ilacına karşı iyi yanıt ortaya çıkabilir. Bu nedenle, bu ilaçlara karşı yanıtsızlık olduğunu düşünmeden önce, en az 2 veya 3 adet farklı ilacın, en az 3-7 gün süreyle ve anti-inflamatuvar dozda (yüksek dozda) kullanılmış olması gerekmektedir. Önemli bir başka konu da; yakınmalar devam ettiği sürece bu ilaçları kullanma gerekliliğidir. Bu süre hastalığın durumuna göre farklılıklar gösterebilmektedir. Yakınmaların olmadığı dönemde tedaviye ara verilip, ağrı ve tutukluk gibi hastalık belirtileri tekrarladığında yeniden ilaca başlamak gerekir.

Kortizon dışı anti-inflamatuvar ilaçlar, özellikle mide-barsak sisteminde yan etkilere neden olabilirler; bu nedenle dikkatli kullanılmalıdırlar. Mide ve on iki parmak barsağında ülser veya kanama öyküsü olanlarda, 65 yaş ve üzerinde, birlikte kortizon veya pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar (kumadin) kullanılıyorsa veya kronik bronşit, koroner arter hastalığı gibi hastalıkları olanlarda kortizon dışı anti-inflamatuvar ilaçları kullanırken tedaviye mide koruyucu ilaçlar eklenir.

Hastalık modifiye edici (2. grup) ilaçlar

Çevresel eklemlerde artriti olanlarda veya kortizon dışı anti-inflamatuvar ilaçlara yanıt vermeyen omurga ve sakroiliyak eklem tutulumlu hastalarda ve iltihaplı barsak hastalığı, sedef romatizması olanlarda; salazopirin ve haftalık düşük doz metotreksat gibi hastalık modifiye edici (2. grup) ilaçlar kullanılabilir.

Kortizon

Kortizon dışı anti-inflamatuvar ilaçlara rağmen hastalığın alevlendiği dönemlerde veya bu ilaçların kullanılamadığı durumlarda kısa süreli bir tedavi seçeneği, 3 gün üst üste yüksek doz kortizon uygulaması olabilir. Bunun dışında, az sayıda ağrılı ve şiş eklemi olanlarda eklem içine veya enteziti olanlarda inflamasyon alanına lokal kortizon uygulanması ağrı ve şişliği gidererek rahatlama sağlayabilir.

TNF blokerleri

Son zamanlarda tedaviye giren biyolojik ilaçlar içinde yer alan TNF blokerleri, AS tedavisinde son derece etkili olan ilaçlardır. Kortizon dışı anti-inflamatuvar ilaçlara yanıt vermeyen aksiyal tutulumu (omurga ve sakroiliyak eklemlerde inflamasyon) olan veya 2. grup ilaçlar kullanıldığı halde tedavi yanıtı alınamayan hastalarda kullanılırlar. Hem çevresel eklemlerin artritinde, hem de aksiyal tutulum nedeniyle ortaya çıkan ağrı ve tutukluğu gidermede son derece etkili oldukları gösterilmiştir.

TNF blokeri ilaçların kullanımı sırasında infeksiyonlara, özellikle tüberküloza yatkınlık artabilir. Bu nedenle sadece gereken hastalarda ve dikkatli bir şekilde kullanılmaları büyük önem taşımaktadır. Bu ilaçlarla tedavi öncesi mutlaka akciğer grafisi çekilmesi ve tüberkülin deri testi yapılması gerekmektedir. Bu şekilde değerlendirilen ve gerektiğinde koruyucu tedavi uygulanan hastalarda tüberküloz riskinden korunma sağlanmaktadır.

Anti-TNF ilaçlarla tedavi sırasında çok düşük oranlarda tümör riskinin de artabileceği bilinmektedir. Ancak bu ilaçların gerekli olduğunda kullanılması durumunda tedavinin getireceği yarar, olası riske göre çok daha fazla olduğu için, günümüzde tüm dünyada ankilozan spondilit tedavisinde etkin bir şekilde kullanılmaktadırlar.

Egzersiz

Tedavinin en önemli parçalarından biridir. Düzenli olarak yapıldığında hareket kısıtlılığının gelişmesini yavaşlatır ve postürün korunmasına yardım eder. Kortizon dışı anti-inflamatuvar ilaçlar ağrıyı ve hareket kısıtlılığını azaltarak günlük egzersizlerin daha rahat yapılmasını sağlar.

Gerektiğinde hastalığın durumuna göre uygulanan sıcak/soğuk tedavileri kaslarda gevşemeye neden olarak rahatlama sağlar.

Cerrahi

Ciddi seyirli ankilozan spondilit olgularında, özellikle kalça ve diz gibi büyük eklemlerde replasman (eklem protezi) gerekebilir. Omurganın ileri düzeydeki öne doğru eğilmelerinde (kifoz), cerrahi düzeltme gerekebilir ama riskli olması nedeniyle sadece bazı hastalarda uygulanabilmektedir.

 

AS Farkındalık Anketi

AS Farkındalık Anketi

Bel ağrınız varsa, anketimizde yer alan soruları yanıtlayarak ağrınızın inflamatuvar tipte olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.